Yükleniyor...

Öneriler:

Ömer Fatih Çelik açıkladı: Fitoterapi nedir, etkili midir, her hastaya uygulanır mı?

Haber61 TV'de yayınlanan Şifa Olsun programının konuğu İmperial Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Ömer Fatih Çelik, oldu.


İmperial Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Ömer Fatih Çelik, fitoterapi hakkında detaylı açıklamalarda bulundu. Haber61’de yayınlanan Şifa Olsun programının konuğu olan Çelik, bitkisel tedavilerin önemi ve etkisine dikkat çekti.

İşte Opr. Dr. Ömer Fatih Çelik ile gerçekleştirilen röportaj;

KORONAVİRÜSLÜ HASTALARI İZOLE EDİYORUZ
Sağlık bakanlığının önergeleri çok önemli, öncelikle biz sağlık bakanlığına bağlı olduğumuz için, sağlık bakanlığının önergeleri ile hareket ediyoruz. Bu önergeler birinci önceliklerimiz arasında. Tabi burada yatan hastalarımızın güvenliği var, ayaktan gelen hastalarımızın güvenliği var bunun yanında koronavirüs olabilecek olan hastalarımızın güvenliği var. Yatan hastalarımızın güvenliğini öncelikli olarak, bu hastalara covid testi yapmak ya da covid ile alakalı olan ön teşhisleri tespit edip hareket etmek. Ayaktan gelen hastaları kapıda karşılarken, ateş ölçümleri veya sorgulama şeklinde hareket ediyoruz. Hastanenin belli bir kısmını koronavirüs için izole etmiş durumdayız. Koronavirüs hastaları ya da muhtemel şüpheli olan hastaları, diğer hastalarla irtibatta olmadan onları izole etmeye çalışıyoruz. Koronavirüslü hastaları da izole halde tedavi etmeye çalışıyoruz. 

FİTOTERAPİ NEDİR?
Fitoterapi kısaca bitkisel tedavi. Bitkilerle yapılan bir tedavi ancak sadece bitkisel tedavi değil,  hayvanlardan da elde edilecek olan ürünlerle de tedavi etme şekli. Bu bitkiler doğada bulunabilecek yabani bitkiler olabileceği gibi bizim rutinde kullandığımız, domatesle de olabilir. Yani sizin beslenmenizi düzeltmeyi tutunda, sizin tarlada tanımadığınız bir bitkiden elde edeceğiniz ürünlerle   beraber tedavi şekli. Şöyle bir durum var bitkilerin içerisinde, normalde her yediğimiz besin içerisinde, proteinler mineraller vitaminler varken bitkilerde sekonder bileşikler denilen bir bileşik kısmı var. Bu sekonder bileşikleri aslında bitkiler kendilerini korumak için üretiyor. Tarlada kendisine dadanan bir böceğe karşı kendisini korumak için bir madde üretiyor, güneş ışığından kendini korumak için başka bir madde üretiyor. Bunlar bitkilerde çok cüzi miktardalar ama çok kuvvetliler. Biz aslında bitkilerin kendileri için ürettikleri o bileşikleri onlardan alıp, kendimiz için kullanıyoruz.

BİTKİSEL TEDAVİ GÜVENİLİR Mİ?
Tedavi emin ellerde yapılması lazım. Geleneksel yöntemler var onları herkes kullanabiliyor. Tedaviye en uygun yerler doktorlar, hastayı tanımak gerekiyor tıpta bir tabir vardır, hastalık yoktur hasta vardır biz zaten her insana aynı tedavileri verseydik bize ihtiyaç kalmazdı ki. Fitoterapiye eskiden beri doktorlar sahip çıkmamış. Bu iş genelde kimyagerler ile eczacılar arasında kalmış. Çünkü onların gayeleri elde ettikleri moleküllerle, yeni ilaçlar türetmek. Siz şimdi aspirin alıyorsunuz aspirin, söğüt ağacının kabuğundan elde edilen salisik asit. Kimyagerler kabuktaki salisik asidi çekip çıkarıyor ve bir ilaç üretiyor, bitkilere de hep bu gözle bakılmış böyle olunca da bu bitkiler bu kişilerin ellerinde kalmış, onlar ilgilenmişler. Ama hep fitoterapinin hastayla alakalı boyutu hep böyle güdük kalmış, şimdi doktorlarında ilgi alakaları artınca daha çok revaçta olmaya başladı. 

FİTOTEREAPİ HER HASTALIKTA KULLANILABİLİR Mİ?
Her hastalığa kullanılabilir. Fitoterapi ile alakalı tek sıkıntı ürün sıkıntısıdır. Siz damardan kullanacağınız ilaç, fitoterapik ürünlerin sayıları çok kısıtlıdır, bir kekiğin damardan acaba formunu üretebilir misiniz? Adaçayının damardan olan formunu bulmakta güçlük çekersiniz. Bunun gibi sıkıntılar vardır. Ama genel olarak her hastalıkta, akut hastalıklar, kronik hastalıklar hepsinde tedavi şeklimiz vardır.

BİTKİLERİN HER BİRİ FARKLI ETKİ GÖSTERİYOR
Belli bitkilerin, belli yerlerde etkileri yüksek oluyor. Mesela kekik, binlerce yıldır akciğer rahatsızlıklarında kullanılan bir bitki. Biz bunu incelediğimiz zaman kekik bronkodilatördür, yani akciğer borularını nefes borularını açar, orada bulunan silyaları, hareketli dokuları hareketlendirir. Oradaki mukusu çözer, akciğerde olacak olan enfeksiyonlara, bakterilere ve virüslere karşı müthiş etkilidir. Ama bunu başka bir yerde göstermeyebilir. Mesela adaçayı, üst solunum yolu enfeksiyonlarında çok iyidir, böyle birçok bitki var. Ayrıca Karadeniz bitki popülasyonu açısından müthiştir. Bu bölge, sulak bir bölge olduğu için bazı bitkiler sulak yerleri çok sever. Kırkkilit gibi, ısırgan gibi onun için bizim Karadeniz bölgesinde çok bitki var. 

İLACIN ETKİ ETMEDİĞİ HASTALARDA KULLANIYORUZ
Hastalık yoktur hasta vardır tabiri üzerinden, her hastaya bitkilerle tedavi edelim, her hastayı modern tedavi edelim demiyoruz. Çünkü öyle bir hasta geliyor ki inflamasyonu yüksek hasta grupları geliyor, ve elimizde bir steroid türü ilaçlar var. Onlarında yan etkileri yüksek, ilacı kestiğiniz zaman tekrar eski haline dönüyor. Bitkilerin hemen hemen hepsi antienflamatuarlarla dolu. Astım hastaları bir inflamatuar hadisesidir, astım hastaların hava yolları daralır, bizim verdiğimiz ilaçlar kısıtlıdır ya inflamasyonu azaltıcı ilaçlar veririz ki onlar kısıtlı inflamatuarlardır yada nefes yollarını genişleten ilaçlar veriyoruz. İlaçlar kesiliyor hasta tekrara eski haline dönüyor ama bitkiler öyle değil, çok hasta duyarsınız hocam ben astım hastasıyım, hiçbir şeyden fayda bulmadım ama çam ağacının yaprağını kaynatıp içiyorum rahatladım. Bu tür hasta grupları bitkilerden çok fayda bulurlar. 

AŞI OLUŞTURULABİLİR Mİ?
İnsandan insana bulaşan virüslerde çok fazla mutasyon olmadığı için aşı geliştirebiliyorsunuz. Ama hayvandan insana bulaşan virüslerde, mutasyon fazla oluyor ve siz aşı geliştirene kadar tekrar mutasyona uğruyor. Bitkilerin içerisinde bulunan terpenler, sekonder bunlar virüsün içeri girmesini engelliyorlar, içeri giren virüsün çoğalmasını engelliyor.

Yorum Yaz