• Trabzon 27 °C
  • Rize 27 °C
  • Artvin 27 °C
  • Gümüşhane 27 °C
  • Giresun 28 °C

Orhan Çavuşoğlu

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türk Futbolu Karanlıkta

15 Mayıs 2012 Salı

Rahmetli Babaannem çocukken yaramazlık yaptığımda bana hep şöyle derdi: “Orhan Azan Kul ya Mevlasını ya da belasını bulur”.

Fener’e bu kadar tavizi verenler belki mevlasını değil ama, belasını buldu.

3 temmuzdan beri tüm yöneticileri tutuklanan F.Bahçe ‘ye hak ettiği cezayı zamanında vermezseniz İstanbul’da maç sonrası  o kulübün taraftarlarının yaptıkları terör de vahşet karşısında da konuşma hakkınız olmaz.

Çünkü bu ortamı onlara siz hazırladınız…

Yandaşlarınıza ‘Avukat’,karşıtlarınıza ‘Yargıç’ olursanız sonucuna da böyle katlanmak zorunda kalırsınız.

Onun için burada fatura yalnızca Fener taraftarına çıkarılmamalı…

O taraftara yada o yönetime  “Azarsanız ya Mevlanızı yada belanızı bulursunuz” diyemiyor kimse.

Arkalarında bu siyası gücü hissettikleri sürece de bunu yapmayı sürdürecekler.

Koskoca TFF başkanı bile, Türk futbolunu KARANLIKTA Yönetiyor.

Hem karar alırken, hem kupa verirken.

Bu olay Trabzon’da olsaydı, nasıl da efelenirdi TFF başkanı.

Bakın şimdi sesi çıkıyor mu ?

Çıkmaz, çünkü onun siyasetten aldığı talimat farklı 

ETİK Kurulu’nu ayarlayın,  PFDK’yı ayartın, Tahkim’ide Fener’in Af örgütü gibi çalıştırın. 3 lige atılması gereken Fener’i korumak için ülkenin büyük kesimine haksızlık yapın sonra da Fener taraftarı vahşet yaptı terör estirdi deyin(!)

Adamlar köpeksiz köy buldu tabiî ki değneksiz dolaşacaklar.

Az bile yaptılar, 

O vahşetteki tek imza Fener taraftarının değildir. 

Bu terörün yaşanmasına yardım ve yataklık yapanlar,şimdilik sadece belasını buldu,pek yakında mevlasınıda bulacaktır.

 Siz bugüne kadar hiçbir Fener yöneticisinin, asbaşkan İlhan Ekşioğlu’nun adını ağızlarına aldığını duydunuz mu?

Duymazsınız 

Şikeden 3 yıl men aldı çünkü.

Biz şike yapmadık diyemiyorlar. 

Fener yönetiminin tek ,masum Fener taraftarını da  uyutmak. Haması ifadelerle onlara gaz vermek. o masum taraftarı siyasi tehdit olarak kullanmak. 

Yani Fener yönetimi önce hayali bir düşman yaratıyor ,sonra o düşmana taraftarını saldırtıyor.

  Fener Galatasaray maçı sonrası tüm dünyaya rezil olmamızın altında bu yatıyor işte.

3 Temmuz süresince şikecileri korumak için TFF nin tüm kurullarıyla izlediği yola ve aldığı  kararlara poposuyla gülen ülkelere, birde bu terör görüntülerini sunduk.

Sn. Faruk Özak bakanken 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliği Önleme Yasası çıkmıştı.

Siyasiler gece yarısı TBMM’de yasayı adeta linç ettiler .

Yok cezalar orantısız, yok cezalar ağır, hikayeleri ile toplumu uyuttular.

Sn Erdoğan, Sn Kılıçdaroğlu, Sn Bahçeli ,eserinizle övünebilirsiniz .

İstanbul’da yaşanan o vahşet görüntülerinin en büyük suçlusu, gece yarısı  00:02 de o yasanın  TBMM’de değişmesine imza atanlardır . 

 

Trabzonspor teknik direktörü Şenol Güneş daha bir hafta önce Güneydoğuda yaşanan terörden daha ağırını, Futbol maçlarından sonra yaşacağız derken, ironi yaptığını zannedenler ne kadar yanıldıklarını da anlamıştır sanırım.

Onun için maçtan sonra Fener taraftarının İstanbul’da yarattığı  vahşet ve terörü  kimse hafife almasın.

Ne kadar tehlikeli bir noktaya doğru gittiğimizin ilk kıvılcımıdır o olaylar

Bu ülkeyi yönetenler sorumluluk sahibi insanlar, bir kesimi kurtarmak için “Bir avuç taraftarın yaptığı  koskoca camiaya mal edilemez" gazelini okuduğu sürece biz bu filmi tekrar tekrar izleyeceğiz.

Şike yapanları “Şike sahaya yansımadı gibi” gülünç bir ifadeyle affetmeye çalışanlar. Irkçılığa gereken cezayı veremeyenler, şiddet karşısında gereken dirayeti gösteremeyen yöneticiler nedeniyle, maçlarda hiç kimsenin can güvenliği olmayacak.

Cezalar ağır ve caydırıcı olmalı.

Terörin şiddetin dini,ırkı ,cinsi, rengi olmaz.

İbreti alemlik ceza vermezseniz, yada para cezasıyla geçiştirirseniz, Fener yönetimi zaten kestiğiniz  az miktardaki cezayı öder.

Çünkü bu taraftarlar, onlara gelecekte de lazım.

Size karşı kullanacaklar.

Onlarda masum olmadıklarını biliyorlar

Ellerindeki tek güç bu. Siyası şantaj yapacaklar

Güneş basın toplantısında Güneydoğu örneğini verirken,benim aklıma Yugoslavya’nın bölünmesinin fitilini ateşleyen D.Zagrep  Kızılyıldız futbol maçı gelmişti.

Belki bizden biraz farklı ama.

Olaya sebep olan yada gösterilen futbol maçı

O ibretlik olayı sizler için internetten indirdim.

 

*                                    *                                *         

 

Tarih 13 Mayıs 1990… 

Josip Tito’nun ölümünden sonra etnik milliyetçilik rüzgârlarının yavaş yavaş estiği Yugoslavya’da ülkenin köklü takımlarından Dinamo Zagreb ile Kızılyıldız, Maksimir Stadı’nda formalite maçına çıkıyor… 

Zira Prosineçki, Stojkoviç, Pançev ve Saviçeviç gibi Yugoslavya’nın tüm halklarından en iyi oyuncuları kadrosunda barındıran Kızılyıldız, Dinamo Zagreb önünde ipi göğüslemiş, Zagreb’e şampiyonluk turu atmak için gidiyordu.

 Ancak Maksimir Stadı’nda futbol şöleni yerine o dönem Avrupa’nın en güçlü ülkelerinden biri olarak kabul edilen Yugoslavya’nın dağılma sürecini başlatan kıvılcım ateşlendi. 

Her iki kulübün milliyetçi fanatik taraftarları, henüz müsabaka başlamadan Zagreb sokaklarını savaş alanına çevirdi. Bir tarafta ‘Arkan’ diye bilinen Sırp kasabı Zeljko Raznatoviç önderliğindeki Kızılyıldız’ın 3 bin kişilik ‘Delije?’ taraftar grubu, diğer yanda ‘Kötü Mavi Çocuklar’ diye adlandırılan Dinamo Zagreb’in 10 bine yakın ateşli destekçisi. Zagreb sokakları ateşe verirken asıl kargaşa karşılaşma başladığında yaşanacaktı.

 Belgrad’dan getirdikleri sülfürik asitlerle tel örgüleri eriten ve Sırp milliyetçisi şarkılarla Dinamo Zagreb’in ‘Kötü Mavi Çocukları’na saldıran Kızılyıldızlı holiganlar, Maksimir Stadı’nı harabeye çevirdi. 

Kötü Mavi Çocuklar ise ellerindeki bıçaklar ve tribünden söktükleri demirlerle karşılık verip maçın oynandığı sırada sahaya girince ortalık iyice karıştı. Birçoğu Sırp kökenli olan polisler, Zagreb’lilere coplarla saldırırken Delije grubu da sahaya daldı. Bu esnada ortaya çıkan arbedede maç başlayalı henüz 10 dakika bile olmamışken Kızılyıldızlı oyuncular soyunma odasının yolunu tuttu.

Kaptan Zvonimir Boban liderliğindeki Dinamo Zagreb’li futbolcular da çıkan iç savaşa dahil oldu.“Polis, Hırvatları dövüyor.” diye düşünen Dinamo Zagreb’li oyuncular ise Kızılyıldızlıların aksine sahada kaldı. Dinamo’nun takım kaptanı Zvonimir Boban, Zagreb’li bir taraftarı coplayan polise uçan tekme attı.

Polise attığı tekme ile belki de Yugoslavya’nın parçalanmasınını kıvılcımını yakan  Boban, yüzünden 1994′te patlak veren iç savaşla yüz binlerce insan hayatını kaybetti.

Bu yazı toplam 4475 defa okunmuştur.
Okuyucu Yorumları

Toplam 3 yorum eklendi.

  • Harika yazmışsın...ali ihsan.16 Mayıs 2012 Çarşamba 17:08

    Eline, kalemine sağlık...

    BeğendimBeğenmedim
  • orhan abi süpersineser_ts15 Mayıs 2012 Salı 17:07

    orhan abi çok güzel bir yazı yazmışsın beğeniyle okudum inşallah üst makamlar bu sözleri okur da bir şeyler yaparlar...

     BeğendimBeğenmedim
  • İstanbulismar15 Mayıs 2012 Salı 16:39

    Güzel bir yazı, tabi anlayana

     BeğendimBeğenmedim
  • Toplam 3 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Haber 61 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Telefon: 462 326 73 73 Pbx - 532 456 71 41 / Faks : 0462 326 73 73 Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA