• Trabzon 27 °C
  • Rize 27 °C
  • Artvin 27 °C
  • Gümüşhane 27 °C
  • Giresun 28 °C

Orhan Çavuşoğlu

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Padişahlar kenti nasıl pısırıklar kenti oldu?

21 Temmuz 2015 Salı 17:13

Yıl 1928.

Trabzon’da  bikinili bayanlar Beşirli Sahilinde denize  rahat bir şekilde girebiliyor.

Kimse tarafından taciz edilmeden, rahatsız edilmeden...

1970 yıllar,

Sahilde Emperyal  Gazinosu bayan garson çalıştırıyor, Müşterileri tarafından rahatsız edilmeden saygı görerek çalışıyor bayanlar.

1950- 1975 Yııllar arası.

Nişanlılar yada sözlüler, hafta sonu sinemaya mı  gidecek ?. Erkek takım elbise ve  kravatlı. Bayan kuaförde  bakımını yaptırmış, abiye kıyafetini giymiş.

Trabzon’da bir sinema ve  bir uzun sokak kültürüydü bu.

Uzunsokağa kravatsız girilmezdi.

Peki Ulu Önder Atatürk’ün 1937 de Trabzon’a son gelişi sırasında, onu karşılayan ve birlikte fotoğraf çektiren bayanların kıyafetlerini gördünüz mü?

O Fotoğrafı gördünüz mü?

Bakın nasıl asil, Trabzon bayanlarıydı onlar.Türkiye’de terzi az, modacı yok. Parisli bayan ne giyiyorsa, moda neyse ,Trabzon’da da o vardı.

Türkiye’de ilk Opera Binasının Trabzon’a yapılması tesadaüf değil di elbette. Bu kentin tarihine dayanan  bir kültür ve sanat alt yapısı vardı. 1930lu yıllarda Telsiztepe'de Kriket oynanması ise ayrı bir olaydır.

Ressamı ,şairi, müzisyeni ,tiyatrocusu sanatcısı futbolcusu , Bedri Rahmisiyle bir Trabzon

Kargalaklı Yaylaları,Maranzul inciri, Karayemişiyle Trabzon.

4 bin yıl geçirmiş bir kent Trabzon...

Sonra değişim dediler ,değişti Trabzon...

Değişim gelişim demekti ...

Trabzon tam tersini yaşadı, saygısını kaybetti,

Bitirdik bitirdik bitirdik...

Şimdi değerlerimiz de, değer yargılarımızda değişti.

Mesela...

TFF’de 25 Haziran 2015 de yapılan seçimlerde “Bizim İçin Şike Süreci Bitmiştir” diyen Yıldırım Demirören'i destekle,

Trabzonspor’’un 2010-2011 de şike ile çalınan Şampiyonluk Kupasının verilmemesini emreden, dönemin başbakanı ,Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mitinglerinde kürsüde yer al,

Şike hükümlüsü Mecnun Odyakmaz'a kefil ol.

Sonra da "Benden daha iyi Trabzonsporlu yok"  de

DİK DURUŞ…

 Bu DİK DURUŞ’sa acaba EĞRİ duruş hangisi ?

İçimizden biri,Trabzon’dan biri ,yani başkanımız böyle düşünüyor. Onun da değer yargısı bu işte

Biz Trabzonlular, bazen anlaşılmaz insanlarız,

Ne demişti dönemin başbakanı ,şimdinin Cumhurbaşkanı Sn Recep Tayyip Erdoğan.

“Trabzonluların Ne Zaman GÜLECEĞİ, Ne Zaman GÜRLEYECEĞİ Belli Olmaz”

“Biz Trabzonlular HIRT insanlarız” demişti bir maç sonrası basın toplantısında, sevgili dostum Mustafa Reşit Akçay hoca,

4 bin yıllık kültür kenti Trabzon, Rahip Santora ,Hrank Dink ve Profoser cinayetleri ile,bir dönem ülke gündemine taşındı

Bu imajı silmek, dönemin bakanı Sn F.Nafız Özak’a düştü. Ankara’da “ Her Yönüyle Trabzon Etkinlikleri düzenlendi. Ülkeye konferanslarla Trabzon anlatıldı. Saygın yüzü, bilimsel yüzü, esprli yüzü tanıtıldı. Horonu, kemecesi, sanatı, müziği ve resmi ile

Maliyet, trilyonlar.

 “ Yanlışlıkla omzuna çarptığınız birisi, suratınıza yumruğu yapıştırmışsa “Trabzon’a Hoş Geldiniz”pankartı asar bu kentin insanı.

Sonucuna bakmadan, bu sözün Trabzon aleyhine zamanı geldiğinde kullanılacağını, bilmeden yapar.

Birbirimizi dinlemekte, anlamakta da çok maharetli değilizdir, biz Trabzonlular.

 İnsanların “ NE dediğine bakmadan, NİYE dediğine ‘baktığımız için birbirimizi anlamakta güçlük çekeriz bazen

Sonra mı ?

Sonrası malum.

İsveç yaklaşık 5 milyon nüfuslu bir ülke .

Sizce STK üyesi kaç İsveçli vardır ?

15 milyon..

Bu benim rakamım değil,araştırmalar böyle diyor.

Ülkeyi STK lar yönetiyor yani.

Trabzon örgütlü bir kent değildir.

  Ne demişti Evliya Çelebi seyahatnamesinde biz Trabzonlular için” Tek Tek UKALA toplu olarak BUDALA."

1200 sene önce anladı bizi.

Maalesef O genler günümüze kadar taşındı.

Asla örgütlü bir şekilde hareket edemedik.

Şike ile kupamızı çaldılar, nerdeyse suçlu çıkacağız. Şikeye karşı maheme kararlarına rağmen,hiç bir zaman  örgütlü bir direnç gösteremedik.

Kötü sınav verdik.

Dönemin başkan sn Sadri Şener ve ekibini Çağlayan Adliyesinde kaderlerine terk ettik. 

Yine örgütlü hareket edemedik.

Karadeniz Bölgesi’nde 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak,  2 bin 600 metre uzunluğundaki Yeşil Yol'u,halk  istemiyor.

Halk O yol’un sonradan Nasıl YOLSUZLUK (!) olacağını biliyor.

Rize’de  ve Artvin’de Yeşil Yol protestosu başlıyor. Artvin ayakta, Rize Ayakta, iki kentin ilçeleri ayakta.

Trabzon TISSSSSSSSS...  Cılız ,ürkek, korkak ve sessiz

 Direnişler bazen kahramanlarını da  yaratıyor.

 ''Yaylaların yolu birleşmeyecek. Kesinlikle istemiyoruz. Vali bize çapulcu diyor. Biz çocukluğumuzdan beri burada yaşıyoruz. Vali, Kaymakam kimdir? Ben, ben, ben, halkım ben'' diye isyan ve dozerin geçeceği güzergahın önüne elinde sopasıyla oturan Havva Bekar Nine de bu direnişin simgesidir.

Havva Bekar Nine ,Erzurum Tabyalarının savunmasında büyük rol oynayan NENE HATUN’un yeni versiyonudur

  Nene Hatun Ruslar’ın 1877 de  Aziziye Tabyalarına başlattığı saldırıda düşman askerleriyle   nasıl korkusuzca savaşıp ,orduyu cesaretlendirmişse Rizeli Havva Nine de yaylalarını aynı anlayışla savunuyor.

Trabzon ne yapıyor peki ?

Sadece seyrediyor,

Ha haklarını yemeyelim.

Meslektaşımız bir dönem birlikte çalıştığım Bahar Kurbay’a bu konuda yazdığı bir köşe yazısı nedeniyle olmadık hakareti yaptı Trabzon’da bazı kesim.

Neden Yeşil Yol konusunda Trabzonluları  eleştirmişmiş…

Bahar çok doğru yazdı…

Köşe yazısında  4 bin yıllık Kültür ve Sanat Kentinin 2015 de ne halde olduğunu gözler önüne serdi ,kimseye de hakaret etmedi.

Buyuz dedi, Bunu yapmalıydık ama yapamadık dedi

Ne yazsaydı Bahar meslektaşım. Trabzonlu MALKOÇOĞLU, Trabzonlu ULUBATLI HASAN, Trabzonlu KARA MURAT ,Trabzonlu KÖROĞLU mu?

Hemde bunca duyarsızlığı görerek.

Aslında bize ne halde olduğumuzu hatırlattı. Padişahlar kentinin nasıl Pısırıklar kenti olduğunu anlattı bize.

Örgütlü bir organizasyon yapamayacağımızı yazdı.

Padişahlar kentinde, Kişisel menfaatlerin, Toplum menfaatlerinin önüne geçtiğinde nasıl duygusuzlaştığımızı anlattı hepimize.

Aslında Bahar biz Trabzonlulara ne olduğumuzu anlattı.

Gerçekleri yüzümüze haykırdı

Cesaretle.

Onu anlamak için "Niye Yazdığına değil, Ne Yazdığına bakın.

Kupanızın verilmemesini sağlayan siyasiye yüzde 68 oy veren kente az bile yazmış.               Sanayisi yok,trafiği felç, doğası katledilmiş ,betonlaştırılmış,demiryolu, toplu taşımacılığı olmayan, Denizi acımasızca tahrip edilmiş kente az bile yazmış.

Siyasilerin tümünün vaatlerle senelerce kandırıp oyunu aldığı kentte, toplumun bu duyarsızlığına karşın yazdıkları az bile.

Genleri kendi insanın İmhaya proğranlanmış kenttir Trabzon. Hangi olayda topyekün bir tepki koyduk ki, Yeşil Yol'a da koyacaktık.

Sen, ben, biz, onlar.

Artvin direndi, Rize direndi, Trabzon seyretti.

Yaylaları şimdilik Rizeli Hava Nine kurtardı

Karadeniz’in beyi  Trabzon ,Karadenizin sancağı Trabzon bu olmamalı.

Bahar bunu anlattı bize

Hayal kahramanı yaratmadı, gerçekleri yalın bir şekilde yüzümüze haykırdı.

Siz Trabzonlusunuz da Bahar, yada biz, nereliyiz,ya?

Yoksa elinizde kimin ne kadar Trabzonlu olduğunu ölcen, bir metre mi var?

"Trabzonlu, bir bayana küfür edecek kadar küçülmez...

Bu yazı toplam 7934 defa okunmuştur.
Okuyucu Yorumları

Toplam 5 yorum eklendi.

  • medeniyet nedir??MURAT GÜÇLÜCAN22 Temmuz 2015 Çarşamba 19:18

    yazıdakı vermek ıstedıgınız algı nedir?paris modasını takıp etmek bıkiniyle denize girmek,ataturk u karsılayan bayanların kıyafeti diye kast ettiğiniz sanırım basörtüsüs olmaları bunlar medeniyet simgelerimi?veya kendi düşünceniz ise bas örtülulere saygısızlık degılmı?onlar cag dısı mı oluyor?keske kanunın dogdugu sehır dıyede övünme kaynagı yapsaydınız trabzonumuzu??veya canlarını vatan ıcın savasırken ven yuzlerce trabzonluyu!!??istanbulda yasayan bır trabzon çoçuğu olarak bunlar bana yetiyor sehrimle gurur duymaya!!!

    BeğendimBeğenmedim
  • İşin özü......ahmet armutcu22 Temmuz 2015 Çarşamba 16:27

    evliya çelebi ne güzel özetlemiş memleketimi. ” Tek Tek UKALA toplu olarak BUDALA."
    Çok güzel bir yazı sayın çavuşoğlu bütün hislerime tercuman oldu.Bizler boş işler ile övüne duralım bir şehir gün geçtikçe geriye gidiyor ve kımsenin sesi çıkmıyor.

     BeğendimBeğenmedim
  • Mehmet22 Temmuz 2015 12:28

    Sıraladığınız bütün konularda haklısınız. Yeşil yol hariç. Yol medeniyetin çünkü. Yolsuzluk bir yerin değeri olmaz. Yaylardaki hazine arazileri yol yapılmazsa nasıl değerlendirilecek? Yaylaları herkes betonlaştırmaya çalışıyor. Yol yapıldığında her şey farklı olacak. Bütün yaylalar gelir getirecek. Hazır Araplar bölgeye gelmişken yayla turizmi gelişecek. Lüks Oteller konutlar yapılacak. Ülke ekonomisi KARADENİZ YAYALALARINDAN payını aşacak. Havva Bakır selam YEŞİL YOLA devam olacak. Aksi halde bu ekonomi nasıl dönecek. Yeşil yola karşı olanlar ne duble yollarla, ne denizaltı tüp geçişte, ne de ihtişamlı AKSARAY ile övünebilr? Yola devam edilmeli. Ben Doğuanadoluda yayla ayrıcalığı yaşamıyor. Sizde yaşamayı.

     BeğendimBeğenmedim
  • Toplam 5 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Haber 61 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Telefon: 462 326 73 73 Pbx - 532 456 71 41 / Faks : 0462 326 73 73 Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA