• Trabzon 22 °C
  • Rize 15 °C
  • Artvin 6 °C
  • Gümüşhane 5 °C
  • Giresun 19 °C

İbrahim Sağlam / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ölümlü dünyada 2015 yıl

27 Ocak 2015 Salı 14:36

Takvimler zamana bağlı değişiyor. ZAMAN nedir?

Gün batmış, gün doğmuş saatler 24 olmuş bu neyin ölçüsü?

Dünya kendi ekseninde dönüyor, dünya güneşin etrafında dönüyor, insanlar bu dönüşlere gün diyor, ay diyor yıl diyor neden?

Sonuç; “bir takvim akışında zaman geçti, yıllar geçti, gidenler, kalanlar…” denilerek tanımlandıkça bu gidişin adının ne olduğu biraz karışık hale getiriliyor.

İsyan ve ölüm girdabında zamanın hükmü var mı?

Ölüm ölen için zamanı da öldürmüyor mu?

O halde zamansızlığa, sonsuzluğa gidişin adını kim koyuyor bu dünyada?

Yaradılışın sihrini kavramamış isyankârların, despot ve vicdansız hükümranların hükmettikleri ölüm makinalarının her günkü sonucu hep yeni isyanlara kapı açıyor.

2015 rakamların geriye doğru tanımladığı bir zaman dilimi, bu 4015 de olsa insan aynı insan değil mi?

Var edişin hükmünde bu isyan ve vicdansızlık olmamış olsaydı, bugün bunca vahşet gerçekleşebilir miydi? Adını ne koyduğumuzun önemi yok. Zaman her ne ise o olsun. Ölümün bir sonsuzluk başlangıcı olduğuna inancın ardına ölümü bir ceza olarak koymak neyin nesi?

Yakıp yıktığı dünyadan göçmeyi çok kolay kabullenenlerin aslında geride bıraktıkları dünyanın daha yaşanır olacağının garantisi yok ki!

Tarih boyunca ırkı ve milleti için kurtuluş mücadelesi yaptığı ciltler dolusu kahramanlık hikâyeleri ile kitaplarda yer alanlar, bugün o kurtardıkları insanların yine kurtuluş mücadelesi yapmaları neyi anlamlandırmaktadır bilmiyorum.

Bu dünyanın insan eli değmiş yanları ile insan eli değmemiş yanları arasındaki farkı tanımlandırırken, insanın kendi fiziksel gücünden çok çok ileri boyutlardaki iyi öldürme silahlarının nasıl insanı insana düşman yaptığı ortadadır.

Gelişmişlik çizgisinde insanın vahşiliğinin de geliştiği nettir.

Bugün bu düşünceler içinde 2015 yılına gelmişliğin bir sevinç mi yoksa zamana nispet toplu ölümlerle bir hüzün mü şekillendirdiği sorgulanabilir.

Ayrıca haz sınırını, hız sınırını ve ihtiras sınırını aşmışlığı bu vahşiliğin yanında nasıl konumlandırmak gerekiyor. Can verilebilirliği tanımlandırılmış kutsal değerlerin korunaklı hale getirdiği insanların ölçüsüzlüğünü de bu ölümlü dünyanın bir gerçeği olarak kabul etmek gerekiyor.

ÖLÜMLÜ DÜNYADA 2014 YIL geçmişte kalmışsa yenileri de elbette ki kalacak.

Ancak zamanın ne olup olmadığı, ölümün zamanı da öldürüp öldürmediği, sonsuzluğun ne anlama geldiği anlayabilmek, bu dünyada olup biten her şeyin değerini bugün olduğundan farklı bir boyuta taşıyabilir.

Bu farkındalığın insani olan bir başka yaşam alanını şekillendirebileceği düşünülebilir. Yahut düşünülmelidir.

Silahlı mücadele denilen ve temelde insanların topluca öldürülmelerine dayandırılan hiçbir süreç ölümlü dünya gerçeğini değiştirmeyeceği gibi gelecek kuşakların daha yaşanılır bir dünya bulmalarını da sağlayamayacaktır.

Düşüncelerinizin zaman ve ölüm kavramlarından geçmesini umuyorum.

Mutlu yıllar, uzun ömürler diliyorum…

Bu yazı toplam 9587 defa okunmuştur.
Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum eklendi.

ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Haber 61 İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Telefon: 462 326 73 73 Pbx - 532 456 71 41 / Faks : 0462 326 73 73 Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA